Kayıt: Prş Şub 04, 2010 4:34 pm Mesajlar: 21 Konum: Ankara Favori Karakter: Jack
evet, ben lost'tan soğudum. şimdi siz "sen de kimsin kardeşim, daha dün üye olmuşsun. hede hödö..." diyebilirsiniz. hemen cevap vereyim, maxut.
lost'tan soğuma nedenim dizideki olaylar değil. aksine dizideki olayları ilgiyle takip ediyorum. beni soğutan şey aşağıda yazıyor...
diziyi 2006 senesinde izlemeye başladım. o zamanlar dizi hayatımın bir parçası olmuştu. yurtta kalıyordum, yayın günleri sabahın 4ünde kalkıp yurdun internet kafesine iner ve part part lost indirmeye çalışırdım vs vs. bu süre içerisinde lost'un her bölümünü merakla bekler, her bölümü sonunda hayretler içerisinde kalırdım. sonra foruma gelir (losttr.6te.net) gelişen olaylar hakkında tartışırdık. bu 3. sezon, 4. sezon boyunca böyle devam etti.
taa ki lost türkiye'de, dünyada patlama yapana kadar. kapitalist bir dünyada yaşıyoruz. insanlarda deli gibi tüketme potansiyeli var. bu bir de 'moda' kavramı ile birleştiğinde tüketilen argümanın akıbeti hiç iyi olmuyor. bu yüzden herkes şunu der.. "hiçbir şey eskisi gibi değil."
dünyada alakasız kişiler lost tüketmeye başladılar. bu durumun verdiği rahatsızlık kendisini 2008 yılında göstermeye başladı. bakkalın oğlu hasan diziyi izliyor, çok seviyor. ertesi gün sınıftaki, işteki arkadaşlarına diziden bahsediyor. o arkadaşları da diziyi izlemeye başlıyorlar. böyle böyle dizi tüm dünyaya yayılmış oluyor. "yayılsın kardeşim, ne güzel işte" diyebilirsiniz. ama güzel değil işte. diziyi izleyenler diziyi konusu için değil, sırf 'popüler' olduğu için tüketmeye devam ettiler. ne olup bittiğini anlamaya çalışmadan diziyi izlediler. bazıları izlemedi, bölümleri atlaya atlaya diziyi izlediğini zannetti... böylece 4. sezon finaline kadar geldik. orada benjamin 'bi dümen' çevirerek adayı taşıdı. ne olduysa bundan sonra oldu zaten. diziyi 'lost' olduğu için değil de başka nedenlerden dolayı izleyenler dizi hakkında atıp tutmaya başladılar. neymiş efendim 'bi dümen'le ada nasıl taşınırmış, saçmaymış. zaman yolculuğu ne oluyormuş, bu da saçmaymış. black smoke locke'ın içine giriyormuş. sonra oradan çıkıp sayid'in içine giriyormuş... ben bi zaman sonra kimin kime girdiğini takip edemez oldum...
bunun dışında ergenlik çağındaki gençlerimiz dizinin sadece duygusal yönüyle ilgilendiler. kızlarımız 'sawyeeeer', 'jaaaack'; erkeklerimiz de 'kateeee, juliett, claireee' diye diye diziyi izlediler. kate sawyer'a versin, juliet jack'e yok yok sawyer'a versin. dizinin tüm olayı bu oldu çıktı. adamlar zamanda gidip geliyorlar, bizim çocukların derdi kate sawyer'a versin...
forumdaki konumum itibariyle tüm iletileri okumak zorundayım. 2 yıldan bu yana foruma yazılanları bir biiir okudum. bu yukarıda bahsettiğim tarzdaki iletileri okurken ilk zamanlar bu arkadaşlarımıza dizinin sadece bunlardan ibaret olmadığını, dizide gerçekleşen olayların 'saçma', sadece 'kurgu' olmadığını açıklamaya çalıştım. bu konularla ilgili forumda onlarca başlık açtık, 'lütfen bunları okuyun' diye dil döktük. ama yok... kimse anlamak istemiyor..
bu ve bunun gibi olaylar nedeniyle forumla ilgili, diziyle ilgili şevkim kaçtı. eskiden seve seve yorumlar yapardım. saatlerce yorum yaptığım olurdu. bu haftaki bölümden sonra bi yorum yazayım dedim ama yazamadım. içimden birşey gelmiyordu. 'ben bunları yazacam ama 3-5 kişi dışında bunları anlayan olmucak, o yüzden bişey yazmaya gerek yok' diye yorum yapmadım 3-4 gündür... eskiden tüm iletileri okurdum dedim. bu son 3-4 günde yorumları okumak istedim ama okuyamadım. olmadı işte...
bunları okuyan bazı kişiler 'sana ne kardeşim, diziyi isteyen istediği gibi izler' diyebilir. demeye de hakkı var. ama bu böyle. bu konudan müzdarip olan sadece ben değilim. şu anlık isim vermiyorum ama en sıkı lost izleyicisi tanıdığım kişiler bile böyle düşünüyor. zaten bu yüzden ilk lost izleyicileri artık lost'u eskisi kadar takip etmiyor ya.
bizler sadece birşeyleri düzeltmeye çalıştık. 'saçma' denen olayların saçma olmadığını anlatmaya çalıştık. ama dediğim gibi anlamak istemediler... bu saatten sonra da birşeyi düzeltmeye uğraşmayacağım.. her koyun kendi bacağından asılır ne de olsa...
Kayıt: Çrş Ağu 19, 2009 10:30 am Mesajlar: 17 Konum: ankara Favori Karakter: Miles
bu olayı ben de sevmiyorum bazen herhangi birisiyle sohbet ederken hangi diziyi izliyosun gibi bi soru sorulduğu zaman Lost diyemiyorum çok kişi izliyor ve bu çoğu kişinin sadece çok çok az bi dilimi gerçekten olan olayları gözden geçirio araştırıo vs..vs..
sonuç olarak çoğu kişi izlemek için izlio bu benim de hoşuma giden bişi değil.
En son ivy tarafından Pzr Şub 07, 2010 6:35 pm tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
Kayıt: Prş Şub 04, 2010 4:34 pm Mesajlar: 21 Konum: Ankara Favori Karakter: Jack
Benim bu diziyi izlemeye başladığımda 100 kişiden 1-2 biliyordu Lost'u. Millete Lost diyordum, "ne, loft mu?", "dost mu?" gibi tepkiler veriyorlardı... Ben bunu daha önceden de söyledim; eğer Lost'u ilk duyduğumda bu kadar popüler olsaydı hiç izlemezdim. Popüler kültürü pek sevmem. Bi film vizyona çıktığında çok sevildiyse o filmi 2-3 yıl sonra izlerim (bazı istisnalar dışında).
Şimdiki moda Lost'tan ziyade 'yabancı dizi' izlemek. Gördüğüm manzara hiç iyi değil. Deli gibi bi tüketim çılgınlığı var. İnsanlar en az 10-15 dizi takip ediyor. İş öyle bir noktaya geldi ki diziler 1 hafta bile ara verince bizim insanlarımızından küfür yiyor, tepki alıyorlar.. Eskiden Lost'un altyazısı bile geceye anca gelirdi. Şimdi altyazılar 12 gibi geliyor ama 1 saat geç kaldığında insanlar "nerde bu altyazı ya işimiz gücümüz var" diyerekten akılları sıra tepkilerini koyuyorlar. Halbu ki bilmiyorlar ki kimsenin altyazı çevirmekle yükümlü olmadığını...
Kayıt: Prş Şub 04, 2010 4:34 pm Mesajlar: 21 Konum: Ankara Favori Karakter: Jack
kek133 yazdı:
Bence sen böyle şeylere alışmalısın bu hep olur populerlik işin içine girdimi herşeyi alıp götürüyor
Hocam hiç de alışmaya çalışmam. Alışmak demek bu olaylara karşı kayıtsız kalmak demektir, boyun eğmektir. Alışırsam savunduğum olay, görüş bi yalandan ibaret olur. Buna da gönlüm hiç razı gelmez...
Kayıt: Pzt Eyl 22, 2008 9:07 pm Mesajlar: 114 Konum: bursa Favori Karakter: Jack
Aslında içiniz rahat olsun çünkü siz moda diye izlemiyorsunuz.Aksine siz izlemeye başladıktan sonra lost 'moda' oldu.Modayı takip edip aynı anda herkesle aynı şeyi yapmaktan ben de nefret ederim.Ama bu farklı.Asıl moda olan ortalıkta laf olsun diye milletle kritik yapmak bence,Hakkını vererek lostu izlemek değil...Okulda yabancı dizilerden ve özellikle losttan bahsedilirken muhabbete dahil olamamayı tercih ediyorum.çünkü dediğiniz gibi çok az insan teorileri felan okuyupta gelip konusuyor.Ayrıca moda diye canıım diziyi izlemezsek yazık olur değil mi Bence losstan soğumak yerine kulak tıkamayı tercih etmek gerekiyor. Yabancı dizi çılgınlığı konusunda da size katılıyorum tabii.Biz Süper baba'yı,Küçük Ev'i izleyerek büyüdük,İkinci bahar'la,Ekmek teknesi'ni izleyerek geliştik .Şimdi türk televizyonlarında öle güzel diziler bulsak elbetteki çoğunlukla kendi dizilerimizi izleriz...
Dizi çılgınlığı konusuna bende katılıyorum. Ben şu anda lost'tan başka bi dizi izlemiyorum. Lost bittikten sonra uzun bi süre dizi izleyeceğimi sanmıyorum. Yavaş yavaş sinema arşivi yapmaya başladığım için sinemayla ilgilenmek istiyorum artık.
Muhabbetler'den sıkılma konusu ise, ona bakarsan godfather'ı izleyip mafyacılık oynamaya çalışanda var, izleyip adelet,zengin olmak,ünlü olmak gibi kavramları sorgulayan insanlarda var. Birşey toplum'un büyük bi bölümü tarafından ilgi görüyorsa illaki basitleşir.
dipnot: uzun süredir inci sözlükte yazıyorum. o yüzden imla hatalarına dikkat etmiyorum uzun süredir.
Kayıt: Prş Şub 04, 2010 4:34 pm Mesajlar: 21 Konum: Ankara Favori Karakter: Jack
içimdekileri gerçek hayatta döküyorum ama sanal alemde de dökmek için ben de inci sözlükte bişeyler yazmayı düşünüyorum bu aralar. ekşi'de anca 10 yıl sonra yazar olurum zaten.
elbette diziyi bu saatten sonra bırakacak değilim. o kadar izlemişim, üzerine o kadar konuşmuşum, 3-5 kişi için mi bırakıcam.
abi dediğin gibi tüm alanlarda böyle. bu kadar tepki gösterdiğim mor ve ötesi olayı vardı bi de. ben kendilerini 2001 yılında dinlemeye başladım. o zaman kime mor ve ötesi desem "haa mor ötesi mi, ne işin var lan mor ötesiyle" diye cevap verirlerdi. adamlar ardından "bir derdim var"la bi anda ünlü oldular. o 1 yıl süresince dinlemedim adamları. neyseki onlar da durumun farkına vardılar, olaya müdahele ettiler, biraz da olsa soyutladılar kendilerini.. ama gel gör ki bu olay lost'ta olmaz.
Kayıt: Pzt Kas 03, 2008 7:19 pm Mesajlar: 174 Favori Karakter: Jack
Maxut, tüketicilik konusunda kesinlikle haklısın insanlar neyin ne olduğunu bilmeden sırf moda olduğu için birçok şey yapıyorlar. Zaten senin bahsettiğin kişiler genelde forumda 2mesaj yazıp sonra yok oluyorlar. Bende 1 haftadır forumda bir eksiklik var diyordum kendi kendime. Ben senin gibi 2006da başlayamadım malesef 2 sezondan sonra kuzenim dvdlerini vermişti çok moda sende izle demişti bende anca 3 ay sonra bir bakayım nasılmış bu Lost diye başlamıştım. Sonra bu forumu buldum ve Lost hayatımın bir parçası oldu. Her bölümü sindirerek izledim hatta 1. sezondan yeniden başladım izlemeye.. Sonuç olarak böylelerini boşverelim diyorum vee bu forum bana gerçekten keyif verdiği için, aklımızdaki soru işaretlerini burdada birlikte çözmeye çalıştığımız için, senin ve senin gibi diğer arkadaşlarında yorumlarını hiç sıkılmadan zevkle okuduğum için, yeni bölüm heyecanını hep beraber paylaşabildiğimiz için diyorum ve geri dönmeni istiyorum
Ben de biraz Lost'tan sıkılmıştım. Bu 4.sezon'da zirveye çıktı. Zaten tüm dünyada ve Amerika'da böyle oldu. Reytingler bunu gösteriyor. Lost'tan sıkıldıysanız -hangi nedenle olursa olsun- bugüne kadar ekran karşısında geçirdiğiniz onca saat, onlarca sayfa yorum hayatınız da boşa gitmiş demektir.Lost'u ben tek başıma ve mulaka gece yarısı(!) izliyorum . Kim ne demiş , bakkal izlemiş izlememiş banane? Ama tabi sizin gibi kıymetini bilerek izleyenelerin fikirleri tabii ki de beni ilgilendiriyor. Beni Lost'a bağlayan en önemli nedenlerden biri (kurgu - oyunculuk-senaryo yanında) Hawai'de ki okyanus kıyısındaki eşsiz sahillerdir. Dizi'de hiç bir kurgu- senaryo olmasa bile ,yine oturur bütün bölümleri izlerim. Hurley'in suya kıç üstü atladığı sahne hiç bir zaman gözümün önünden gitmeyecek. Ya da John'un sahilde oturup ufka baktığı sahne.. neyse..
Beyler(Bayanlar) Lost 5.sezonun sonlarına doğru tekrar yükseliş trendine geçti. 5 sezondur izlediğimiz herşey yavaş yavaş aydınlanıyor.
Asıl Lost şimdi başlıyor. Silkeleniniz ve kendinize geliniz.
Kayıt: Cmt Oca 30, 2010 12:38 am Mesajlar: 132 Favori Karakter: Jack
Bence Lost'un popüler olması Lost'un büyüsünü, ahengini bozmadı. Lost yine aynı Lost... Ve sırf popüler olduğu için izleyen insanların da yok denecek kadar az olduğunu düşünüyorum.
En son Hydra tarafından Çrş Mar 10, 2010 10:33 pm tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi. ________________
Millet izliyor diye bişey izleme takıntısı neyse, çok kişi izlemiyor diye izlemek sırf popüler kültüre karşıyım diyip izlemek de aynı bana göre.
Çünkü yavaş yavaş ''popüler kültüre karşı olma modası'' da çıkmaya başladı.
Müzikten örnek vereyim;
Mesela ben Taylor Swift dinliyorum. Bu günlerde tüm dünyanın gündeminde hatta çoluk çocuk dİnliyor. Ama umrumda değil müziğini beğeniyormuyum beğeniyorum bu beni ilgilendirir. Bunun için dinlerim.
Michael Jackson hiç piyasada yokken(2000'li yıllar) dinlemeye başladım. Bunu duyan popüler kültürcüler, ne? nerden aklna geldi mj dinlemek:S diye tepki verdiler.
Taylor dinlediğimi duyan popüler kültür karşıtları da , off sen de mi ya, bırak şunu. dediler.
İki gruba da dahil olmamak lazım. Popüler kültür ne kadar çevrenin etkisinde kalmaksa, buna karşı olanlar da aynı durumda.
Popüler Kültür ve Trend kavramlarına çok takılmayın.
Hala birinci sezonu keyifle izleyebiliyorsak(kendi adıma benim için öyle), popüler veya trend değil o bir klasiktir. Hatta klasik kelimesi bile onu ifade etmeye yetmez.
Lost , Lost olduğu için izlenir.
Four---Eight---Fifteen---Sixteen---Twenty three---Fourty two
Evet gerçekten de Lost'u popüler olduğu için izleyenler var.Birkaç arkadaş geçen gün benden Lost dvdlerini istediler,ama ben vermedim.Sırf çok izlendiği için istediler belliydi zaten.Ama insanları da bunun için suçlayayız bence.
Açıkca söylemek gerekirse Lost'tan eskisi gibi tat almıyorum.Yani o eski tatı,havası yok.Belki ada dışına daha çok çıkıldığı için olabilir.Açıkcası bende bir ara diziyi bırakacaktım ki teorilere kafa yormaya başladım.İşte ondan sonra iş değişti.Ama hala ilk sezonların yeri ayrıdır benim için.
Bu popüler kültür olayı her dizinin başına geliyor.Alışmak lazım buna.Zaten kabul etmek lazımki bütün dizilerin ilk sezonları hepimiz için her zaman ayrı yer tutar.Sezonlar uzadıkça konular da sakız gibi uzar.Prison Break da bunun en güzel örneği...
________________ 'See you in the another life brotha'
Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir
Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz